47 Yıl Sonra
Kurulduğu 1961 yılından bu güne kadar üyelerinin genel beklentisi, emekliliklerinde OYAK'tan almaya hak kazanacakları birikimleri ile bir konut ve bir araba sahibi olmak şeklinde ifade edilegelmiştir. 2008, OYAK tarihinde bu anlamda bir dönüm noktası olmuş, 47 yıllık bir rüya nihayet gerçeğe dönüşmüştür.
Yaptığımız detaylı araştırmalar, 31 yıllık bir albay ve 31 yıllık bir kıdemli başçavuş üyemizin, Ağustos 2009'da emekli oldukları takdirde, OYAK'tan alacakları emeklilik ikramiyeleriyle, örneğin İstanbul'da Göztepe'de, Ankara'da Çayyolu'nda veya İzmir'de Karşıyaka'da yaşı 10 seneden az olan bir binadan rahatlıkla 100 m2'lik ve 3+1 tabir edilen bir daire sahibi olabileceklerini ortaya koymuştur. Diğer taraftan bu tanıma giren üyelerimiz ilaveten, Grubumuz üretimi olan küçük - orta model bir araba da satın alabilmekte ve bazı hallerde, bir miktar nakit dahi artırabilmektedirler. Tabiidir ki her üyemiz kendi koşulları ve tercihleri çerçevesinde bu değerlendirmeleri şahsi boyutta yapmalıdır.
OYAK'ın yıllar içinde gösterdiği sürdürülebilir büyüme ve gelişme üyelerimize sağlanan refah seviyesini 47 yıldır arzulanan mertebeye taşımış, onbinlerce emeklimizin beklentileri gerçeğe dönüşebilecek hale gelmiştir. Bu konudaki detaylı bilgi OYAK Genel Kurulu'nda üyelerimizin değerlendirmelerine sunulmuş bulunmaktadır. OYAK'ın yıllardır çok arzulanan ve adeta bir sembol haline gelen böyle bir temel "hedefine" ulaşması, tüm camiamızın haklı gururu ve mutluluğu olmuştur. Bu sonucun elde edilmesinde büyük emeği geçen tüm OYAK çalışanlarına ve desteklerini esirgememiş üyelerimize içtenlikle teşekkür etmek isterim. OYAK imza attığı bu sonuçla bir kez daha Türkiye ve dünya için bir başarı modeli olduğunu gözler önüne sermiştir.
2008 yılı için nema oranımız %26.3 olarak gerçekleşmiştir.
OYAK, 2008 yılının olağanüstü zor ve dalgalı piyasa koşullarında, misyonu doğrultusundaki temel işlevini başarılı bir şekilde yerine getirmeyi sürdürmüştür. Asırlık global bankaların ve adeta ülkelerinin sembolü haline gelmiş kuruluşların tarih sahnesinden siliniyor olduğu 2008 yılında, OYAK üye birikimlerine 1,911 milyon TL net aktüeryal kâr eklemiştir. OYAK'ta üyelerimizin geleceği ve refahı için yürüttüğümüz tüm yatırım ve portföy yönetimi faaliyetlerinin temel başarı ölçütü olarak kabul edilen nema 1,911 milyon TL, nema oranı ise %26.3 olarak gerçekleşmiştir.
Bu oran, %8.1 olarak gerçekleşen ÜFE'nin 3.2 ve %10.1 olarak açıklanan TÜFE'nin 2.6 katıdır. Aynı dönemde sadece OYAK tüzel kişiliğinin üyelerinin varlıkları 10 milyar TL'ye yaklaşmıştır. Bu aşamada vurgulamak istediğim çok önemli bir nokta da üye varlıklarında ulaşılan seviye ile o yılki kârımız ve dolayısıyla oluşan nema oranı arasındaki ilişkidir. Nema oranımız, en basit ifadesiyle elde edilen cari yıl kârının geçmiş yıllardan birikerek gelen üye varlıklarına olan oranını ifade ettiği için, üye varlıklarımız büyüdükçe nema oranımızı sürdürülebilir kılmak, her geçen sene çok daha fazla artan seviyelerde kâr etmemizi gerektirmektedir. Diğer bir ifade ile her yıl aynı seviyede kâr edilmesi, yıllar içinde nema oranının devamlı olarak azalması demektir. Dolayısıyla OYAK, üye varlıklarını büyütmeye, her geçen yıl daha çok kâr etmeye ve üyelerine mümkün olan en yüksek nemayı sağlamaya odaklı olarak çabalarını sürdürecektir.
2008 yılında kaydettiğimiz mali sonuçlar, reel getiri sağlama konusundaki rakipsiz gücümüzü bir kez daha ortaya koymanın ötesinde OYAK'ın en zor piyasa koşullarında dahi başarılı ve katma değer üreten sürdürülebilir bir stratejiye sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuş bulunmaktadır.
2008 yılında dünya, yakın tarihinin en büyük ekonomik krizi ile karşı karşıya kalmıştır. OYAK'ın bu süreçten önceki birincil önceliği finansal hizmetler iş kolundan çıkmak olmuştur.
OYAK yönetimi 2005 yılından beri ve özellikle 2006 yılı içinde kriz sürecinin ilk güçlü sinyallerini teşhis etmiş ve 2007 yılında radikal de olsa gerekli önlemleri almaya başlamıştır. Geçmiş yıllar faaliyet raporlarımızda açık olarak vurguladığımız üzere, OYAK özetle, yaklaşmakta olan küresel dalgayı çeşitli boyutlarıyla öngörmüş, önemli stratejik kararlar alarak derhal uygulamaya koymuştur.
Bu yönde aldığımız stratejik karar doğrultusunda OYAK, 2007 yılının ortasında banka iştirakinin satışını, sözleşme imzalanınca kamuoyuyla paylaşmış, gerekli onayların alınmasından sonra da satışı gerçekleştirmiş ve satış bedelini yılsonundan hemen önce nakit olarak tahsil ederek 2008 yılına güçlü bir likidite ile girmiştir. Finansal hizmetler sektöründen çıkmak yönündeki stratejik kararımızın son halkasını ise banka ilintili 2 finansal kuruluştaki hisselerimizin satışı oluşturmuştur. OYAK, 2008 yılında AXA OYAK'taki ve OYAK Emeklilik'teki hisselerini satmıştır.
OYAK'ın önceliği, kriz sürecinin ortaya çıkaracağı yatırım fırsatlarını değerlendirmektir.
Daimi stratejisi piyasa koşullarının sunduğu en iyi yatırım olanaklarını değerlendirmek olan OYAK, 2008 yılında bir yandan piyasaları yakından izlerken, yönetimindeki nakdi varlığı en doğru şekilde kullanmaya ve likit kalmaya odaklanmıştır. Bir diğer ifadeyle 2008 yılı OYAK'ta likidite ve portföy yönetiminin öne çıktığı bir yıl olmuştur. İçinden geçmekte olduğumuz tarihsel boyuttaki istisnai koşullarda varlıklarımızı en doğru şekilde yönetmek ve riske her zamankinden daha da duyarlı bir politikayla hareket etmek daimi önceliğimizi oluşturmaktadır.
Küresel kriz, tüm dünyada varlık fiyatlarının dramatik oranlarda gerilemesine neden olmuştur. Bu dalgalanmanın ve dengelenme sürecinin, en az 2009 ve 2010 yıllarında da devam edeceğini düşünüyor ve sürecin dünyada varlık fiyatlarının daha da düşmesinde etken olacağını tahmin ediyoruz. Bu yöndeki tahminlerimiz ve öngörülerimiz, OYAK'ta hemen harekete geçmek yerine 2008 yılını piyasaları değerlendirme, inceleme ve izleme dönemi olarak tanımlamış olmamızda büyük rol oynamıştır.
OYAK 2008'i iyi bir çizgide kapatmıştır.
2008 yılı içinde ve özellikle yılın son çeyreğinde yaşanan küresel krizin etkilerinin ve şiddetinin tahminlerimizin de ötesine geçtiğini ifade etmek isterim. Bu süreçte, bazı iştiraklerimizin arzu ettiğimiz çok yüksek seviyelerdeki performansı gösteremedikleri de bir gerçektir. Dünya çapında yaşanan üretim ve ticaret daralması bir kısım iştirakimizin performansını kaçınılmaz olarak etkilemiştir.
Ülkemizin Cumhuriyet tarihi döneminde sanayi alanında bugüne dek gerçekleştirdiği en büyük yatırımını takriben 2.5 milyar dolar harcayarak başarıyla tamamlayan ERDEMİR, 2008'i, 2007'nin üçte biri mertebesinde bir kâr ile kapatmıştır. Tamamlanan yatırımın hacmi ve buna karşılık demir çelik sektörünün küresel koşullarındaki hızlı kötüleşmeler dikkate alındığında, elde edilen bu sonucun küçümsenmemesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Dünya otomotiv devlerinin iflasa sürüklendiği bir dönemde, otomotiv grubumuz yılı kârlı kapatabilmiştir. Çimento iştiraklerimiz yılı iyi, ancak yüksek potansiyellerinin altında bir çizgide bitirmişlerdir. Diğer iştiraklerimiz temelde başarı çizgilerini muhafaza ederken, OYAK, dünya ligindeki emeklilik fonlarının çok büyük zararlar açıkladıkları bir yılda üye varlıklarını artırmayı ve ciddi bir seviyede kâr etmeyi başarabilmiştir.
2009 tüm dünya için zor bir yıl olacaktır.
2009 yılı ve muhtemelen gelecek yıllar dünya ve Türkiye ekonomileri için dalgalı ve zor bir dönem olacaktır. Dünya ekonomilerine ait büyüme tahminleri, son dönemde negatif yönde revize edilmektedir. Gelişmiş dünyanın uzunca bir süre resesyonda kalacağı, gelişmekte olan ekonomilerin ise büyüme ve üretim anlamında önemli oranda hız kesecekleri tahmin edilmektedir. Ülkemiz, küresel krizle, ekonomik açıdan çok sıkıntıda bulunmadığı bir süreçte karşılaşmış olsa da, dünya ekonomisinden kaynaklanan sorunlar reel kesimi etkilemekte gecikmemiş ve ekonomik daralma kaçınılmaz olarak baş göstermiştir. Artan işsizlik, kredi mekanizmasındaki tıkanıklık, zayıf tüketici güveni, gerileyen sanayi üretimi çözüm gerektiren önemli gündem maddeleridir.
Özetlemeye çalıştığım ülkemiz ekonomik panoraması ve öngörüler OYAK'ı geçmiş yıllarla kıyaslanmayacak derecede muhafazakâr hedefler tespit etmeye ve fazlasıyla gerçekçi davranmaya sevk etmiş bulunmaktadır.
OYAK, bu olumsuz koşullar altında geçeceğini varsaydığımız önümüzdeki yılsonunda, 2008'de elde ettiği nema oranının muhtemelen yarısı mertebelerinde bir sonucu hedeflemek durumundadır. Gönlümüzden geçen bu hedeflerimizi aşmak ve üyelerimiz için çok daha fazlasını üretmek olsa da OYAK yönetimi olarak gerçekçi ve şeffaf davranışı tüm paydaşlarımıza karşı bir sorumluluk olarak kabul ediyor ve bu doğrultuda hareket ediyoruz.
Üye varlıklarımız güçlüdür ve OYAK'ın uzun vadeli stratejik perspektifinin teminatındadır.
OYAK, Türkiye'nin likidite seviyesi en yüksek olan kuruluşlarından biridir. Bugüne kadar ödünsüz olarak uyguladığımız kararlarımız sonucunda piyasaların önümüze çıkaracağı zorlukları aşacak yapıda ve güçteyiz. Üyelerimizin bugüne kadar kazanılmış haklarında herhangi bir geri gidiş söz konusu değildir. Kaldı ki, son dönemde sağlamış olduğumuz kazanımlar ve ulaştığımız nakit seviyesi üye varlıklarımızı önümüzdeki zorlu süreçte dahi kuvvetlendirmemize olanak tanıyacak niteliktedir. OYAK, orta ve uzun vadede emekli olacak üyelerinin refahını temin edecek güçte, yapıda ve aktüeryal dengede olan bir emeklilik fonudur.
OYAK özgün yapısını koruyarak uzun vadeli stratejileri ile yoluna devam etmektedir. İşimizin tanımı ve üyelerimize olan sorumluluğumuz gereği uzun vadeli düşünmek ve hareket etmek zorundadır. Rotasını dünyaya çevirmiş bir kuruluş olarak OYAK, piyasanın ortaya çıkardığı sorunları en doğru şekilde yönetmeye ve bu arada önüne çıkabilecek fırsatları da en iyi şekilde değerlendirmeye kararlıdır.
Yaşam boyu güvenleri ve destekleriyle 2008 yılını 47 yıllık tarihimizdeki en anlamlı yıllardan biri haline getirmemizde büyük rol oynayan değerli üyelerimize, daima bize güvenerek destek olan Genel Kurulumuza ve bize tarihin en zor küresel krizlerinden birinde ustalıkla yol gösteren Yönetim ve Denetim Kurulumuza şükranlarımı sunuyorum. Hedeflerimizi gerçeğe dönüştüren yönetim ekibimize ve çalışanlarımıza teşekkürler eder, müşterilerimize ve tüm OYAK dostlarına en içten saygılarımı sunarım.
Saygılarımla,
Dr. Coşkun ULUSOY
Genel Müdür
