|
25 Haziran 2007
BASIN DUYURUSU
-II-
7 EYLÜL 2005 TARİHİNDE ANTALYA’DA YAPILAN İŞ ORTAKLARI TOPLANTISI’NDA
DR. Ş. COŞKUN ULUSOY’UN TÜPRAŞ-ERDEMİR’E İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ VE AYNI
TOPLANTIDA OYAK BANK’IN SATIŞI İLE İLGİLİ SORUYA VERDİĞİ CEVAP :
…“Kurumumu bağlamamak üzere ben size kendi görüşümü ifade edeyim.
Benim gönlüm ne TÜPRAŞ'ın ne ERDEMİR'in özelleştirilmeye sunulmasını
istemiyordu. Ben özelleştirmeye karşı değilim, bazı alanlarda
özelleştirilme yapılmasının gerekliliğine inanıyorum. Türk müteşebbisine
nefes alanı verilmesinin, onun yaratıcılığının ortaya konulmasının
gerekli olduğuna inanıyorum ve bu alanların çok sayıda olduğunu,
Türkiye'de böyle alanların olabileceğini, varolan alanlardan da,
devletin çekilmesi gerektiği alanlardan çekilmesi gerektiğine de
inanıyorum. Bir ayakkabıda, bir bezde veya benzeri alanlarda devletin
işletme içinde olmasını tasvip etmiyorum. Ama bir TELEKOM, bir TÜPRAŞ,
bir ERDEMİR'in katiyetle özelleştirilmesini de istemiyordum. Arkadaşlar,
bunlar stratejik kuruluşlar. Türkiye Cumhuriyeti 80 küsur yıllık
tarihinde uğraştı, didindi, çok sıkıntılar çekti, bir çok nesil "dünya
yüzü görmeden" derler ya hakikaten "dünya yüzü görmeden" çalıştı, gitti.
Onlar bize arkada sonuçta emekleriyle bu üç stratejik kuruluşu
bıraktılar. Zaten düşünün bizim pek başka sanayi kuruluşlarımız da yok.
Büyük, gelişmiş, dünyayla rekabet edebilecek, o çizgilere çıkmış
kuruluşları, ne yazık ki bu Cumhuriyet birçok şey yapamadığı gibi 80
yılda da bunlardan fazlasını yapamadı. Ama bu yapılanlar da terle,
emekle, göz yaşıyla, hele Cumhuriyetin kurulmasıyla başlarsak, canla
kuruldu, başla ilerledi bugünlere geldi ve biz şimdi onları satıyoruz.
Eğer satılacaksa muhakkak ki bizlerin elinde olsun, bu ülkeye gönül
vermiş insanların elinde olsun, bizlerin doğru kullanımında olsun diye
elimizden gelen gayreti, her şeyi, orada gördüğünüz rakamları koyacağız.
Değerli dostlarım, bugün özelleştirmeye giren kurumların birçoğu devlet
kurumlarından. Yani sanki Türkiye devleti diyor ki; ''ben istemiyorum,
başka devletler var mı, buyurun gelin alın". Ya doğrudan devlet
kurumları, ya başka devletlerin ismi ortaya çıkmasın diye özel kurum adı
altında gelen kuruluşlar ihalelere giriyorlar. Bunlar bizi bir Türk
evladı olarak üzen hususlar. Onun için gönlümüz istiyor ki, şu yıllarda
uğraştık, didindik, hangi rakamlardan nerelere geldik, bütün bu rakamlar
bir işe yarasın bir fayda sağlasın, hem OYAK üyelerine, bu arada
hepimize, yani Türk milletine ilave yeniden bir yarar yaratsın, fayda
sağlasın.
Bu yıl da, gelecek yıllarda da TÜPRAŞ'ı, ERDEMİR'i alsak da almasak
da bizim Türkiye için kavgamız, inancımız sevgiden gelen, gönülden gelen
bağlılığımız devam edecek. Bizlere destek olunuz, emek veriniz,
destek veriniz, tecrübenizle, inancınızla, çalışmanızla bu Kurumu,
dolayısıyla Türkiye'ye hizmet eden imkanları daha yükseklere taşıyalım.
Şimdilik teşekkür ediyorum, hürmetlerimi
sunuyorum. “
…“ SORU- Teşekkür ederiz efendim. Sayın ULUSOY, sizin
konuşmanıza inanılmaz bir destek var kişilerin sorularında ve
yorumlarında. Konuşma esnasında Telekom, ERDEMİR, TÜPRAŞ gibi
şirketlerin özelleştirmesine aslında karşı olduğunuzu söylediniz
diyorlar, milli duygularımız bizleri de böyle düşündürüyor size
katılıyoruz. Bu açıdan bakınca OYAK Bank’a yabancı ortak almak için
yaptığınız görüşmeleri nasıl değerlendirelim diye sormuşlar.
Dr. Ş. Coşkun ULUSOY- Çok iyi bir, güzel bir soru.
Unutmayın banka Türkiye’deki 70 küsur bankadan biri, ERDEMİR bir tane,
TÜPRAŞ da bir tane, TÜPRAŞ üretmezse uçaklar uçmuyor, OYAK Bank olmasa
dahi havaleler yapılıyor, mevduatlar bir yere koyuluyor. Ayrıca bazen
çok daha yüksek bir gaye için elimizdeki bir başka varlığı
kullanabilmek, zamanında, yerinde ve doğru kullanabilmek de ticaretin
bir başka boyutu. Biz hiçbir kurumumuzla hani işletmeci ifadesiyle ifade
edeyim “evli” değiliz. Biz bunları neticeye varmak için, en son nihai
hedefimize varmak için kullandığımız enstrümanlar olarak değerlendirmek
mecburiyetindeyiz. “
Saygılarımızla,
OYAK Genel Müdürlüğü
|